<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Antalya kadın doğum</title>
	<atom:link href="http://www.akdenizkadindogum.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.akdenizkadindogum.com</link>
	<description>DİLEK ERDOĞRU</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Dec 2009 15:19:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Dış Gebelik (Ektopik gebelik)</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/dis-gebelik-ektopik-gebelik/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/dis-gebelik-ektopik-gebelik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 15:15:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/?p=364</guid>
		<description><![CDATA[Dış Gebelik (Ektopik gebelik):
Kadın her adet döneminde yumurtalıklarından yumurta atar ve bu yumurta spermle karşılaşırsa birleşir ve tüpler aracılığı ile rahime doğru ilerler. Bu nedenle “tüm gebelikler tüplerde başlar”, ancak belli bir süre sonunda (6-7 günde) cenin bir yandan bölünerek diğer yandan tüplerin fizyolojik kasılma hareketleri ile rahim içine doğru yolculuğunu tamamlar ve oraya yuvalanır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dış Gebelik (Ektopik gebelik):</p>
<p>Kadın her adet döneminde yumurtalıklarından yumurta atar ve bu yumurta spermle karşılaşırsa birleşir ve tüpler aracılığı ile rahime doğru ilerler. Bu nedenle “tüm gebelikler tüplerde başlar”, ancak belli bir süre sonunda (6-7 günde) cenin bir yandan bölünerek diğer yandan tüplerin fizyolojik kasılma hareketleri ile rahim içine doğru yolculuğunu tamamlar ve oraya yuvalanır. Bu şekilde rahim içinde bir gebelik başlamış olur.<br />
Dış gebelik tanım olarak, sperm hücresi ile döllenmiş yumurtanın rahim dışında başka bir dokuya yerleşip o bölgede gelişmesidir. Dış gebelik genellikle yumurtanın tüpler aracılığı ile rahime transferi sırasında oluşan bir problemden kaynaklanmaktadır.<br />
En sık tüplerde –Fallop kanallarında- (Şekil-1) olmak üzere bunun dışında yumurtalıklarda, servikste ya da karın içinde olabilir. Dış gebelik % 95 oranında tubalarda (tüplerde) olmaktadır. Tüplerde en çok tüpün ampulla denen bölgesinde (%70-90) ve ikinci sıklıkla da tüpün istmus denen bölgesinde (%10-20) yerleşir (Şekil-2).</p>
<p>Şekil-1: Dış gebelik (ektopik gebelik), %95 olasılıkla, en sık Fallop kanalı da denilen tüplerin içinde gerçekleşir.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-233" title="disgebelik1" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik11.jpg" alt="disgebelik1" width="356" height="250" /></p>
<p>Şekil-2: Dış gebelik en sık tüplerde olmakla beraber farklı noktalarda da gelişebilir. Bu lokalizasyonların her zaman akılda tutulması özellikle erken tanıda çok önemlidir.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-234" title="disgebelik2" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik21.jpg" alt="disgebelik2" width="304" height="250" /></p>
<p>Dış gebelik erken gebelik döneminde görülen ciddi komplikasyonlardan biridir. Oluşan gebelik dış gebelikse embriyo kesin olarak kaybedilmekte ve anne hayatı da ciddi olarak tehlike altında kalmaktadır.<br />
Dış gebelik en önemli anne ölüm sebeplerinden birisidir. Dış gebeliğe bağlı anne ölümleri, çok kısa süre öncelerine kadar gebeliğe bağlı anne ölümleri arasında birinci sıradaydı.<br />
Ancak günümüzdeki erken tanı yöntemleri ve tedavi seçeneklerindeki gelişmeler sayesinde hastalık erken dönemde, anne hayatını tehlikeye sokmadan tanınabilmekte; hatta annenin tüpünde hasar meydana gelmeden tedavi edilebilmektedir.</p>
<p>Dış gebelikte belirtiler:</p>
<p>Dış gebeliğin henüz tüpte hasara yol açmadığı, karın içine kanamanın olmadığı erken dönemdeki yakınmalar çok belirgin değildir. Hiç bir yakınma da olmayabilir.<br />
Bununla birlikte alt karın bölgesinde ağrı, kasıkta tek taraflı ağrı, bir adet rötarı sonrasında lekelenme tarzındaki vaginal kanamalar, göğüslerde hassasiyet ve bulantı hissi sıklıkla rastlanılan şikayetlerdir.<br />
Dış gebelik tanısı konamadan, karın içine kanama (Şekil-3) başlamışsa bu bulgulara ilaveten; alt karın bölgesinde ani ve şiddetli bazen omuza vuran bir ağrı ile tansiyon düşmesine bağlı baygınlık hissi ortaya çıkar.</p>
<p>Şekil-3: Dış (ektopik) gebelikte kanama en çok korkulan sorundur.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-235" title="disgebelik3" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik31.jpg" alt="disgebelik3" width="333" height="250" /></p>
<p>Belirtiler<br />
Karın veya kasık ağrısı<br />
Adet gecikmesi<br />
Vajinal kanama<br />
Tansiyon düşüklüğü<br />
Çarpıntı<br />
Baş dönmesi ve bayılma<br />
Bulantı, kusma</p>
<p>Dış gebeliğin nedenleri ve risk faktörleri:</p>
<p>- Geçirilmiş salpenjitis (Tüplerin iltihabı)<br />
- Tüplere ait doğumsal anomaliler<br />
- Apandisit, yumurtalık kisti operasyonları veya barsak operasyonları gibi alt karın bölgesine yapılan ameliyatlar<br />
- Tüplerin Etrafındaki Yapışıklıklar<br />
- Tüp bebek tedavileri.<br />
- Endometriyozis<br />
- Daha önceden dış gebelik geçirmiş olmak</p>
<p>Dış gebelikte teşhis:<br />
Ektopik gebelik tanısı hastanın hikayesi ve yukarıda belirtilen şikayetleri, muayenesi, ultrasonografi ve gebelik testleri ile değerlendirilmesi esaslarına dayanır.<br />
Özellikle gebeliğin başlangıcından itibaren periyodik kontrollerine giden anne adaylarında ultrasonografi ile yapılan incelemelerde (Şekil-4) erken tanıda sorun yaşanmamaktadır. Bu şekilde erken tanı da özellikle tüplerde yerleşmiş ise tüplerin dahi müdahale ile kurtularak dış gebelikten kurtulma olanağı sağlayacaktır.</p>
<p>Şekil-4: Antenatal dönemde periyodik kontrollerinde dış gebelik anne adayında ciddi kanamalara ve tüplerde yırtılmalara yol açmadan rahatlıkla erken tanınabilir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-236" title="disgebelik4" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik41.jpg" alt="disgebelik4" width="358" height="250" /><br />
<img class="alignnone size-full wp-image-237" title="disgebelik5" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik51.jpg" alt="disgebelik5" width="223" height="250" /></p>
<p>Genel olarak gebelik testi pozitif olmasına rağmen rahim içerisinde gebelik kesesi görülemeyen bir hastada dış gebelik ihtimali düşünülür. Rahim içerisinde gebelik görülememesinin sebebi hastanın düşük yapmış olması da olabilir. Dış gebelik ve düşük (abortus) ayrımını yapmak için ise kanda gebelik testi (b-HCG) değerlerinden faydalanılır. Düşük yapmış hastada gebelik materyali artık vücuttan atıldığı için b-HCG değerleri giderek azalır fakat dış gebelik durumunda b-HCG genellikle ya artar ya da aynı seviyede kalır. Bazen rahim dışarısında tüplerde ya da karın içerisinde bulunan dış gebelik materyali ultrasonografide izlenebilir. Yine düşük ve dış gebelik ayrımı için rahim içerisinden küretaj ile alınan materyalin incelenmesi işe yarayabilir. Bu küretaj materyalinde gebelikten kalan parçalar (koryonik villuslar) izlenirse düşük ihtimalini düşündürür. Ancak kesin tanı laparoskopi ile konur<br />
(Şekil-5).</p>
<p>Şekil-5: Ektopik gebelikte periyodik kontrollerde ultrasonografi ile kanama yapmadan tanısı düşünülmüş bir hastanın laparoskopik yaklaşımla kesin tanısının konulması (kesik beyaz çizgili daire içindeki şişik tüp yapısı şeklinde görülen dış gebelik)<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-238" title="disgebelik6" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik61.jpg" alt="disgebelik6" width="313" height="250" /><img class="alignnone size-full wp-image-239" title="disgebelik7" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik71.jpg" alt="disgebelik7" width="184" height="139" /> <img class="alignnone size-full wp-image-240" title="disgebelik8" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik82.jpg" alt="disgebelik8" width="157" height="139" /></p>
<p>Ektopik gebeliği düşündüren ve karın ağrısı olan hastada karın ağrısı yapan kist ruptürü, düşük, pelvik infeksiyon, apandisit gibi diğer nedenlerde mutlaka akılda tutulmalıdır.</p>
<p>Dış gebelikte tedavi:</p>
<p>Eğer bir dış gebeliğin oturduğu yapılarda yırtılma meydana gelmişse ve iç kanama mevcut ise tedavi mutlaka acil cerrahi girişimdir. Laparoskopik cerrahi veya açık ameliyat (laparatomi) uygulanabilir. Ancak günümüzde, daha iyi görüntü altında, en minimal travma ve hızlı iyileşme süresi ile genellikle laparoskopi tercih edilmektedir. Dış gebeliğe bağlı tüp yırtılması olmuş ve aşırı kanama meydana gelmişse ve aşırı şişman ya da daha önceden karın ameliyatları geçirmiş hastalar gibi durumlarda dahi laparoskopi net görüntüleme ve intrakaviter gaz basıncı etkisi ile kanamanın kontrolüne yardımı açısından tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. Ameliyat laparoskopik ya da açık olduğunda şayet dış gebelik tüpte izleniyorsa tüp dış gebelikle beraber tamamen alınabilir (salpenjektomi). Tüpün içerisinden dış gebelik temizlendikten sonra tüpe yapılan kesi laparoskopik cerrahini verdiği normalin 10 katı büyük büyütme ve net ışık altında görüntü yanında kullanılan çok ince cerrahi ekipman ve dikişler ile rahatlıkla onarılarak tüp bırakılabilir -salpingotomi, salpingostomi- (Şekil-6). Özellikle tüpün dış gebeliğin aşırı büyümesine ya da tüp duvarını yırtmasına bağlı parçalandığı durumlarda tüpü tamamen almak gerekir. Çok nadiren dış gebeliğin rahime (uterusa) çok yakın dış çeper bölgesinde olduğu durumlarda mecburen rahmin de alınması (histerektomi) gerekebilir.</p>
<p>Şekil-6: Laparoskopik olarak erken tanı konmuş bir dış gebelik olgusunda tüpün kurtarılarak sadece fetusun tüpe yapılan küçük bir kesiden (salpingotomi) aspirasyonu<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-241" title="disgebelik9" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik9.jpg" alt="disgebelik9" width="240" height="250" /><img class="alignnone size-full wp-image-242" title="disgebelik10" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik102.jpg" alt="disgebelik10" width="247" height="250" /><img class="alignnone size-full wp-image-243" title="disgebelik11" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik111.jpg" alt="disgebelik11" width="250" height="189" /><br />
<img class="alignnone size-full wp-image-244" title="disgebelik12" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebelik12.jpg" alt="disgebelik12" width="250" height="189" /></p>
<p>Bir diğer tedavi yaklaşımı ise ilaç tedavisi yani kemoterapi (metotrexat) uygulanmasıdır. Bu durumda tek veya çoklu doz metotreksat uygulaması yapılarak günaşırı b-HCG takipleri ile gebeliğin kaybolması izlenebilir. Bu tedavi ile dış gebelik kaybolmazsa ameliyat gerekebilir. metotreksat tedavisinin bulantı, kusma, stomatit (ağız içinde iltihap, yara), ishal, mide ülseri gibi yan etkileri olabilir.<br />
Bazen özellikle ilk bakılan b-HCH değeri düşük olan hastalarda ne ilaç tedavisi ne de ameliyat yapmadan dış gebelik kendi kendisine (spontan) kaybolabilir.</p>
<p>Aşağıdaki durumlarda metotreksat tedavisi uygulanamaz:</p>
<p>- Bağışıklık sisteminde bozukluk (immün yetmezlik) olan hastalar<br />
- Karaciğer hastalığı ve karaciğer testlerinde bozukluk olanlar<br />
- Kan ve kemik iliği hastalığı olanlar<br />
- Böbrek hastalığı ve bbörek testlerinde bozukluk olanlar<br />
- Bebek emziren hastalar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/dis-gebelik-ektopik-gebelik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte kilo alma ve formu koruma?</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-kilo-alma-ve-formu-koruma/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-kilo-alma-ve-formu-koruma/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 15:10:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikte kilo alma ve formu koruma?
Hamilelikte doğru ve dengeli beslenmek… Bu belki de bir annenin bebeği için yapacağı ilk ve en önemli yatırım. Annenin hamileliği boyunca bilinçli beslenmesinin bebeğin sağlığı üzerinde bir ömür boyu sürecek etkiler bırakabileceği, yapılan araştırmalar sayesinde artık iyice biliniyor. Ve hamilelikte doğru beslenme sağlıklı bebekler, sağlıklı bebekler sağlıklı bireyler, sağlıklı bireylerse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelikte kilo alma ve formu koruma?</p>
<p>Hamilelikte doğru ve dengeli beslenmek… Bu belki de bir annenin bebeği için yapacağı ilk ve en önemli yatırım. Annenin hamileliği boyunca bilinçli beslenmesinin bebeğin sağlığı üzerinde bir ömür boyu sürecek etkiler bırakabileceği, yapılan araştırmalar sayesinde artık iyice biliniyor. Ve hamilelikte doğru beslenme sağlıklı bebekler, sağlıklı bebekler sağlıklı bireyler, sağlıklı bireylerse sağlıklı toplum anlamına geliyor… Bilimsel çalışmalar, hamilelik döneminde annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin hem annenin sağlığını uzun süre koruyacağını hem de bebeğin sağlıklı doğması ve sağlıklı gelişmesi açısından önemli sonuçlar alacağını gösteriyor. Bunun aksi, bebekte bazı anomalilere yol açabileceği gibi bebeğin ileriki yaşamında çeşitli kronik hastalıklara yakalanmasına da neden olabiliyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarıyla beslenme ve diyet uzmanları annenin alacağı kilonun ne fazla ne de çok az olması gerektiğini, ikisinin de sorunlara yol açabileceğini önemle vurgulamak gereklidir.</p>
<p>İdeali, beden kitle indeksine uygun kilo almak</p>
<p>Hamilelik boyunca kaç kilo almalı?</p>
<p>Bu sorunun doğru yanıtının beden kitle indeksine uygun kilo almaktır. Yani annenin hamile kaldığı zamanda zayıf, kilolu ya da obez oluşu alması gereken kiloyu doğrudan etkiliyor. Beden kitle indeksi 20’nin altında olan anneler 18 kg’ye kadar kilo alabilirler. Beden kitle indeksi 20-26 arası olan normal kilodaki anne adayları için ideali 12-16 kg arası almak. Ancak bu rakam fazla kilolu annelerde 7&#8242;ye kadar düşebiliyor. Normal kilodaki annelere, birinci trimester yani ilk üç aylık dönemde 1 ile 3.5 kilo arası almaları öneriliyor. Bundan sonraysa haftada yaklaşık 400 gram almaları uygun bulunuyor. Kilo fazlası olan annelerin, birinci trimesterı kilo almadan tamamlamaları ardından haftada en fazla 300 gram almaları gerekiyor. Hamileler mutlaka tavsiye edilen miktarda kilo almaları gerek. Bazı anne adaylarının, fazla kilo almaktan estetik kaygılarla çekinmekte, ancak bu çok yanlış bir düşünce olup, gereken miktarda kilo almanın bebeğin gelişimi ve emzirme dönemi için önem taşımaktadır.</p>
<p>Sağlıklı beslenme, uzmanla planlanmalı</p>
<p>Hamilelik boyunca alınması gereken enerji miktarı 2200-2500 kalori civarında olmalı. Ve bu enerji ihtiyacının karşılanması için tüm besin gruplarından tüketilmeli. Yani anne adayı, süt grubu, et grubu, sebze ve meyve grubu, ekmek ve tahıl grubu ve yağ grubu gibi başlıca besin gruplarının hepsinden uzman doktor ve diyetisyeninin tavsiye ettiği oranlarda tüketmeli. Bu dönemde, kalsiyum, demir ve çinko gibi minerallerin, B12, A, C ve D vitaminlerin ve folik asit tüketiminin önemi de artmakta. Dolayısıyla bu gibi mineral ve vitaminler açısından zengin besin kaynaklarının tüketimi de büyük önem kazanıyor. Anne adayları, bu mineral ve vitaminleri tükettikleri gıdalardan alabilecekleri gibi, doktorlarının vereceği besin takviyeleriyle de alabiliyorlar. Besin ve vitamin takviyelerini doktor tavsiyesiyle almak çok önemli çünkü bazı vitaminler vücuttan atılmıyor ve bunların vücutta birikmesi olumsuz sonuçların doğmasına yol açabiliyor. Örneğin aşırı miktarda A ve D vitamini tüketiminden sakınmak gerekiyor. Özellikle fazla A vitamini alımı bebeklerde sakatlıklara yol açabiliyor.</p>
<p>Tüm hamilelere hamileliğin 2. yarısından itibaren diyete ek olarak demir takviyesi yapılması öneriliyor. Bu, aynı zamanda, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği tek besin takviyesi.</p>
<p>Aşırı bulantının sorun olmaması için…<br />
Aşırı bulantı ve kusma, annelerin hayatlarının en güzel dönemlerinden birisi olan hamileliğin tadını çıkarmasının önünde duran önemli engellerden olabiliyor. Nedeni kesin olarak bilinmeyen ve “hiperemezis gravidarum” olarak adlandırılan bu bulantı ve kusmalar, 1000 anne adayından 1-10 kadarında görülebiliyor. Özellikle ilk üç aylık periyotta görülen bulantılar, bazen sadece hayat konforunu bozabildiği gibi bazen annenin ve bebeğin hayatını tehdit edebilecek düzeyde olabiliyor. Genellikle sabahları daha şiddetli olan bulantılar için uzmanların önerisi, uyandıktan sonra yataktan kalkmadan önce kraker gibi kuru ve tuzlu besinler tüketerek bir süre beklemek. Öğün sayısını artırmak, sık aralıklarla yemek, yemek aralarında yeterli sıvı almak, mide bulantısını tetikleyen kokulardan uzak durmak da bulantıdan şikâyeti olan anne adaylarına verebileceğim diğer öneriler. Peki ya, bulantı ve kusma geçmiyor hatta daha da şiddetleniyorsa? Bu durumda mutlaka kontrol altında bulantı önleyici “antiemetik” ilaçlar verilebilir. Eğer, anne adayının genel durumu bu nedenle bozulabiliyorsa hastanede serumla destek sıvı, şeker ve B6 vitamini takviyesi de uygulanabilir.</p>
<p>Anne adaylarına önerilerim…<br />
Sağlıklı bir hamilelik geçirme ve sağlıklı bir bebeğe sahip olmada bilinçli beslenmenin önemi büyük.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-kilo-alma-ve-formu-koruma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte sağlıklı beslenmenin önemi?</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-saglikli-beslenmenin-onemi/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-saglikli-beslenmenin-onemi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 15:03:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/?p=350</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikte sağlıklı beslenmenin önemi?
Gebelik için günlük besin önerimiz nedir?
Sabah Kahvaltısı
1 su bardağı süt (200 cl)Beyaz peynir (1-2 kibrit kutusu kadar) 30-60 gr
1 yumurta, 1 dilim ekmek, şeker 15-30 gr.
Öğle Yemeği
1 porsiyon et(Izgara-haşlama) 200 gr.1 porsiyon sebze (200 gr.)½ su bardağı yoğurt 100 gr.1 porsiyon meyva 200-250 gr.
Akşam Üzeri Kahvaltısı
1 Su bardağı süt 200 cc.
Akşam Yemeği
1 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelikte sağlıklı beslenmenin önemi?</p>
<p>Gebelik için günlük besin önerimiz nedir?</p>
<p>Sabah Kahvaltısı<br />
1 su bardağı süt (200 cl)Beyaz peynir (1-2 kibrit kutusu kadar) 30-60 gr<br />
1 yumurta, 1 dilim ekmek, şeker 15-30 gr.</p>
<p>Öğle Yemeği<br />
1 porsiyon et(Izgara-haşlama) 200 gr.1 porsiyon sebze (200 gr.)½ su bardağı yoğurt 100 gr.1 porsiyon meyva 200-250 gr.</p>
<p>Akşam Üzeri Kahvaltısı<br />
1 Su bardağı süt 200 cc.</p>
<p>Akşam Yemeği<br />
1 porsiyon et veya balık (200 gr.)1 porsiyon sebze 200 gr.1 dilim ekmek 50 gr.<br />
1 su bardağı meyva suyu.</p>
<p>Gebelikte faydalı besinler nelerdir?</p>
<p>Vitaminler:<br />
Gebelikte bazı özel durumlar hariç düzenli vitamin kullanımı gereksizdir. Gebelik dönemi boyunca ihtiyaç duyduğunuz vitaminlerin tümü düzenli beslenme yoluyla alınabilir ve doğru olanı da budur. Şu ana kadar varlığı saptanmış vitaminler dışında vücudun kullandığı çok sayıda vitamin vardır ve bunlar keşfedilmeyi beklemektedir. Düzensiz beslenip vitamin ilaçlarına güvendiğinizde gerekli olan ihtiyacınızın tümüyle karşılanmadığından emin olabilirsiniz. Ancak erken gebelik dönemindeki şiddetli bulantı ve kusmalarda ve ileri derecede beslenme yetersizliği gösteren anne adaylarında ise düzenli beslenmeye ek olarak vitamin tedavisi elbette vermekteyiz.</p>
<p>Demir:<br />
Kan yapımında önemli yeri olan demir için ise farklı şeyler söylenebilir: Ne kadar demir içeriği yüksek besinlerle beslenirseniz beslenin, gebelikte ihtiyaç duyduğunuz demiri alabilmek için belli bir gebelik haftasından sonra (genellikle gebeliğin ikinci yarısından itibaren) düzenli olarak demir içeren ilaçlar kullanmalısınız.</p>
<p>Alacağınız demirin bebeğinizin demir depolarının oluşmasındaki önemini unutmayın.<br />
Tüm bu demir ihtiyacının besinlerden karşılanabilmesi için alınması gerekli besin miktarı normalden fazla kalori içerir ve bu yüzden uygun bir beslenme biçimi değildir.</p>
<p>İkiz ve çoğul gebelik taşıyan, kansızlık bulguları gösteren, ya da gebeliğin sonlarına gelmiş olmasına rağmen demir ilaçları kullanmamış anne adaylarında daha yüksek dozlarda demir tedavisi gerekebilir.</p>
<p>Gebelikte günlük öğün sayınızı en az beş olacak şekilde tekrar ayarlayın.</p>
<p>Burada amaç midenin aşırı dolmasını ve size rahatsızlık vermesini engellemektir. Toplam alacağınız gıdayı üç öğün yerine beş ya da daha fazla öğünde yemek, erken gebelikte bulantı şikayetlerinizi engellemede, gebeliğin geç dönemlerinde de mide yanması ve şişkinlik şikayetlerinizi önlemede yardımcı olacaktır.</p>
<p>Su her ne kadar öyle gözükmese de aslında temel bir besin maddesidir.<br />
Suyu ve sıvı içeren gıdaları gebelik öncesi döneme göre daha fazla miktarlarda almanız kabızlık yaşamanızı engellemeye yardımcı olacak ve özellikle yaz aylarında halsizlik şikayetlerinizin azalmasını sağlayacaktır. İdrar renginizin açık sarıdan daha koyu sarı bir renkte olması (idrar yolu enfeksiyonunuz yoksa) sıvı alımınızın yetersiz olduğunun habercisidir. Günlük aldığınız sıvıları yemekler arasında almanız, midenizin aşırı dolmasını engellemeye önemli katkılarda bulunur.</p>
<p>Gebelikte zararlı besinler nelerdir?</p>
<p>Kahve ve çaylar:<br />
Kahve içme alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirmelisiniz. Günde bir fincan ya da maksimum iki fincan kahvenin olumsuz bir etkisi olmamasına karşın daha fazla miktarlarda vücuda giren kafein, dolaşım sisteminizin olumsuz etkilenmesine ve uykusuz kalmanıza neden olabilir. Dahası, yüksek miktarlarda kafeinin (günde 10 fincan ya da daha fazla) düşük, erken doğum ya da bebekte gelişme geriliği yaptığına dair bazı çalışmalar bulunmaktadır. Kafein içeren diğer sıvılar (kolalar, çeşitli çaylar) için de aynı öneriler geçerlidir.</p>
<p>Çay konusunda ise kahve konusunda söylenenlerden biraz daha fazla şeyler söylemek gerekir. Çay, kafein dışında teofilin denen bir madde ve niteliği tam olarak belirlenmemiş bazı maddeler içerir. Aşırı miktarlarda (günde 10 fincandan fazla) tüketildiğinde içerdiği kafeinin yaptığı olumsuz etkilere ek olarak, besinlerle alınan demirin emilimini de azalttığı bilinen bir içecektir. Bu yüzden gebelikte çay tüketiminin de günde iki fincan ile kısıtlanması gerektiğine inanmaktayım.</p>
<p>Suni tatlandırıcılar:<br />
Suni tatlandırıcılar içlerinde genellikle aspartam adlı bir madde içerirler. Bu maddenin gebelikte kullanımında bir sakınca bulunmamıştır. Ancak fenilketonüri (doğumsal bir aminoasit metabolizma bozukluğu) tanısı konmuş anne adaylarının bu tatlandırıcıları doktorlarına danışarak kullanmaları gerekir.</p>
<p>Alkol kullanımı:<br />
Alkol diğer bir bölümün konusu olmasına rağmen burada özet olarak değinmek gerekir: Alkol bebek üzerinde gelişimsel kusurlar yaratabilen bir madde olduğundan ve bu kusurları yaratan günlük dozun alt sınırı belirlenemediğinden, gebelikte kullanılmaması gereken bir maddedir.</p>
<p>Sigara kullanımı:<br />
Sigara kullanımı da ayrı bir bölümün konusu olmasına rağmen beslenmeyle yakın ilişkisi yüzünden burada da değinmek gerekir: Sigara verdiği tüm zararların dışında iştahı da kesen maddeler içerir. Sigarayı mümkün olduğunca azaltmak mutlaka olumlu etkiler yaratır, ancak bilinçli bir anne adayının gebelik döneminde sigaradan ve sigara içilen yerlerden tümüyle uzak durması gerekir.</p>
<p>Tuz kullanımı:<br />
Yıllar boyu anne adaylarına hekimler tarafından tuzsuz diyet önerilmiştir. Bunun altında yatan düşünce de preeklampsi gelişiminde vücutta tuz ve su tutulmasının birincil mekanizma olduğu, tuz alımı durdurulduğunda bu normaldışı durumun gelişmeyeceği varsayımıydı. Günümüzde bu uygulama artık kabul görmemektedir. Gebelikte vücutta sıvı tutulması gebeliğin normal seyrinin bir parçasıdır ve bu sürecin kesintiye uğraması sakıncalıdır. Preeklampside ani kilo alımı ve sıvı tutulması tuz alımıyla ilgili değildir. Bu yüzden anne adaylarının yemeklerine yeterince tuz katmalarında bir sakınca yoktur.</p>
<p>Preeklampsi gelişimini engellemek için önceleri anne adaylarına hekimler tarafından diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar neredeyse rutin olarak verilmekteydi. Ancak bu ilaçlar da sıvı ve elektrolit dengesini bozduklarından gelişmesi muhtemel problemleri önlemek bir yana, tümüyle normal seyreden bir gebelikte bile sıvı-elektrolit dengesizlikleri oluşmasına neden olabilirler.<br />
Anne adaylarının gebelikte artmış iyot ihtiyacını karşılamak amacıyla iyotlu tuz kullanmaları önerilir.</p>
<p>Sıvılar:<br />
Gebelikte vücudun sıvı miktarı artar ve kan hacmi yaklaşık %50 oranında genişler. Amnios sıvısı da yaklaşık olarak üç saatte bir tümüyle yenilenir. Bu nedenle anne adayının vücudundaki sıvı dengesi çok önemlidir. Anne adaylarının günde en az iki litre sıvı almaları gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-saglikli-beslenmenin-onemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Ultrasanografi Neden? Ne zaman? Nasıl?</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-ultrasanografi-neden-ne-zaman-nasil/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-ultrasanografi-neden-ne-zaman-nasil/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 14:58:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[Gebelikte Ultrasanografi Neden? Ne zaman? Nasıl?
Ultrasonografi nedir?
Ultrasonografi insan kulağının duyamadığı yüksek frekanslı ses dalgalarının dokuya gönderilmesi ve dokulardan yansıyan ses dalgalarının ultrasonografi cihazında çözümlenmesi esasına dayanan bir görüntüleme yöntemidir. Bu şekilde karaciğer, böbrekler ve kalp gibi iç organlar incelenebilir, anne karnındaki bebeğin (fetus) değerlendirilmesi yapılabilir.
Ultrasonografi anne ve fetus sağlığına zararlı mıdır?
Ultrasonografi cihazı ses dalgaları ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelikte Ultrasanografi Neden? Ne zaman? Nasıl?</p>
<p>Ultrasonografi nedir?</p>
<p>Ultrasonografi insan kulağının duyamadığı yüksek frekanslı ses dalgalarının dokuya gönderilmesi ve dokulardan yansıyan ses dalgalarının ultrasonografi cihazında çözümlenmesi esasına dayanan bir görüntüleme yöntemidir. Bu şekilde karaciğer, böbrekler ve kalp gibi iç organlar incelenebilir, anne karnındaki bebeğin (fetus) değerlendirilmesi yapılabilir.</p>
<p>Ultrasonografi anne ve fetus sağlığına zararlı mıdır?</p>
<p>Ultrasonografi cihazı ses dalgaları ile çalışmaktadır ve &#8220;güvenilir&#8221; olarak tanımlanmaktadır. Röntgen filmi ya da tomografi de olduğu gibi radyasyona maruz kalınmaz.</p>
<p>Gebelik sırasında ultrasonografi yapılması gerekli midir?</p>
<p>Ultrasonografi gebelik muayenesinin bir parçasıdır, ancak gebelik takibi ultrasonografi ile yapılmaz. Gebelik tabibinde esas olan annenin sağlığıdır. Anne sağlığının önemli belirleyicileri olan, tansiyon ve kilo ölçümü, kan sayımı ve idrar analizi gibi tetkikler öncelikle yapılmalıdır.<br />
Gebelik ultrasonografisi, bebeğinizin büyümesini ve gelişimini takip etmek için yapılır.<br />
Gebelikte ultrasonografi belli aralıklarla şu nedenlerle yapılmalıdır:<br />
* Yeni bir gebeliğin tanısını koymak için<br />
* Bebeğin yaşını yani gebelik haftasını öğrenmek için<br />
* Bebekte herhangi bir sorun olup olmadığını anlamak için<br />
* Bebeğin gelişimini takip etmek için<br />
* Eğer varsa vaginal kanamanın sebebini öğrenmek için<br />
* Bebeğinizin anne karnında hangi pozisyonda olduğunu anlamak için.</p>
<p>Ultrasonografi neden yapılmaktadır?</p>
<p>Ultrasonografi gebeliğin belirli haftalarında veya endikasyon varlığında gebenin şikayetlerine göre herhangi bir zaman yapılabilir.</p>
<p>İlk haftalar: Gebelik yaşının doğrulanması, fetus sayısının belirlenmesi</p>
<p>10-14. gebelik haftaları: Fetal yaşın belirlenmesi, ense saydamlığı (NT), ve burun kemiği ölçümü, kalp atımının sayılması, çoğul gebeliklerde plasentanın değerlendirilmesi</p>
<p>16-18. gebelik haftaları: Fetal yaşın belirlenmesi</p>
<p>22-23. gebelik haftaları: Fetal yapısal değerlendirme ve anomali taraması, rahim ağzı (serviks) boyunun ölçülmesi, plasentanın serviksle olan ilişkisinin değerlendirilmesi, fetal yaşın belirlenmesi</p>
<p>32. gebelik haftası: Fetal gelişimin ve fetusun içinde bulunduğu sıvının (amnion), fetal durumun değerlendirilmesi<br />
Bu haftalar dışında da gerekli durumlarda (erken doğum eylemi, vajinal kanama, fetal hareketlerde azalma gibi) ve doktorunuzun uygun gördüğü aralıklarla ultrasonografik değerlendirme yapılabilir.</p>
<p>Vajinal ultrasonografi zararlı mı?<br />
Vajinal ultrasonografi anneye ya da fetusa zarar veren bir işlem değildir. Enfeksiyon, düşük ya da erken doğum yol açmaz, aksine düşük tehlikesi ya da erken doğum riskinin değerlendirilmesinde plasentanın serviks ile olan komşuluğunun araştırılmasında kullanılır. Ayrıca kural olmamakla birlikte ilk üç ay içinde gebeliğin tanısı, sayısı, embriyonun (ilk 12 haftada bebek) kalp atımlarının sayılması ve dış gebelik olup olmadığının tespitinde kullanılmaktadır.</p>
<p>Ultrasonografi ile fetusa ait tüm problemlerin tanısı konulabilir mi?<br />
Ultrasonografi fetusun sağlığı hakkında bize önemli bilgiler vermektedir. Ancak fetusun tüm problemlerinin ultrasonografi ile tanısı mümkün değildir. Tüm gebeliklerin %3&#8242;ünde fetusta bir yapısal anomali tespit edilebilir. Mevcut problemin ciddiyeti, fetustaki hastalığın yapısal olarak bebekte belirtiye yol açması doğru tanıda önemlidir. Anomali tanısı operatörün tecrübesine ve kullanılan ekipmana bağlıdır. Bebekte doğum sonrası bir anomali tespiti doktorun gebelik süresince yaptığı sonografilerde anomaliyi atladığı anlamına gelmez. Bazı yapısal problemlerin tanısı da ancak gebeliğin son aylarında mümkün olabilmektedir. Ultrasonografide anomali tespit olasılığı operatörün tecrübesine ve ekipmanların teknik özelliklerine göre %28 ile %80 arasında değişmektedir.<br />
Sonuç olarak gebelik sırasında yapılan ve normal olarak rapor edilen ultrasonografi incelemesi o sırada yapılan gözlemde bir sorun tespit edilmediğinin ifadesidir. Perinatoloji (gebelik ve problemleri ile ilgili bilim dalı) ile ilgilenen doktorlar tarafından yapılan ultrasonografide bile anomalilerin %100 doğrulukla tanınması mümkün değildir. Ultrasonografik tanı yapısal problemlerle ilgilidir, Akdeniz anemisi, kistik fibröz gibi hücresel düzeydeki hastalıklar ultrasonografi ile tanınmamaktadır. Şüpheli durumlarda ikinci bir görüş istenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-ultrasanografi-neden-ne-zaman-nasil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebe kaldım, Nelere dikkat etmeliyim</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kaldim-nelere-dikkat-etmeliyim/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kaldim-nelere-dikkat-etmeliyim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 14:50:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kaldim-nelere-dikkat-etmeliyim/</guid>
		<description><![CDATA[Gebe kaldım, Nelere dikkat etmeli ve bundan sonra ne yapmalıyım?
Herşeyden önce sizi ve eşinizi tebrik ederim. Bütünüyle hayatınızı değiştirecek en güzel ve en heyecanlı deneyimlerden birine hazır olmanız için size burada birkaç bilgi sunmaya çalıştım.
Gebeliğimdeki ilk muayene ne zaman olmalı?
İlk muayene gebeliğin 6. haftasında yapılmalıdır. Daha önce yapılan muayenelerde bebek ve kalp atımları görülmeyebilir. Gebelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebe kaldım, Nelere dikkat etmeli ve bundan sonra ne yapmalıyım?</p>
<p>Herşeyden önce sizi ve eşinizi tebrik ederim. Bütünüyle hayatınızı değiştirecek en güzel ve en heyecanlı deneyimlerden birine hazır olmanız için size burada birkaç bilgi sunmaya çalıştım.</p>
<p>Gebeliğimdeki ilk muayene ne zaman olmalı?<br />
İlk muayene gebeliğin 6. haftasında yapılmalıdır. Daha önce yapılan muayenelerde bebek ve kalp atımları görülmeyebilir. Gebelik yaşı son adetten itibaren hesaplanır.</p>
<p>Gebelik haftanızı hesaplayınız..</p>
<p>Gebelik döneminde sakıncalı olan şeyler nelerdir?<br />
Sizin ve bebeğinizin sağlığı açısından gebeliğiniz süresince aktif ya da pasif sigara içilmesi ve alkol alınması sakıncalıdır. Kafein içeren çay, kahve, ve kolalı içeceklerden ise az miktarda tüketilmelidir.</p>
<p>Özellikle Toksoplazama infeksiyonu riski açısından çiğ et ve ürünlerinin gebeliğiniz süresince tüketilmemesini öneririm.<br />
Neler yapabilirim?<br />
Gebelik sırasında aşağıdakilerin yapılmasında veya kullanılmasında sakınca gösterilmemiştir;<br />
• Cep telefonu kullanmak<br />
• Saç boyatmak-Organik boyalar kullanılabilir. Ancak amonyak içeren boyaları kullanmamlısınız.<br />
• Makyaj yapmak<br />
• Düşük riski yoksa, cinsel ilişkide bulunmakta sakınca yoktur. -Gebeliğin son 3 haftasına kadar<br />
• Spor yapmak-At binmek, kayak ve tüple su altı dalışı dışında<br />
• Bilgisayar kullanmak<br />
• Denize ve havuza girmek<br />
• Güneşlenmek-En az 30 numara koruyucu faktörlü bir güneş kremi kullanın<br />
• Mikrodalga fırın kullanmak<br />
• Güvenlik kapılarından geçmek<br />
• Otomobil kullanmak-Aralıklı kullanmak ve 2-3 saatte bir mola vermekte yarar vardır<br />
• 34. haftadan sonra uçakla seyahat etmek havacılık kurallarına gore yasaktır.Bunun yanında uçakla yolculuk yapmak-Gebeliğin 26. haftasından sonra doktor raporu gerekir<br />
• Prize takılan sinek ilaçlarını kullanmak</p>
<p>Gebelik, Hafta hafta gebelik, Gebelikte beslenme, Gebelikte yanlış inanışlar, Gebelikte Enfeksiyonlar, Gebelikte İlaç Kullanımı, Gebelikte Alkol Kullanımı, Gebelikte Diabet, Gebelik zehirlenmesi (pre-eclampsia, eclampsia), Çoğul Gebelikler, Doğumsal Kusurlu Bebek Riski, Doğumsal Kusurlarda Erken Tanı : Prenatal Tanı, 11-14 hafta Testi (ikili test), 16-18 hafta testi (üçlü test), Amniosentez, Doğum (epidural anestezi ile ağrısız doğum) ve Sezaryen ile doğum konularında bilgi sahibi olmak, güvenli tedavinizi sağlamak için görüşmek dileğiyle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kaldim-nelere-dikkat-etmeliyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebe kalmayı planlıyoruz..Ne yapalım?</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kalmayi-planliyoruz-ne-yapalim/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kalmayi-planliyoruz-ne-yapalim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 14:46:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/?p=334</guid>
		<description><![CDATA[Gebe kalmayı planlıyoruz. Ne yapmalıyım?
Gebelik planlayan kadınların sağlıklı bir yaşam biçimini gebelik öncesinde benimsemelerinde yarar vardır.
Gebelik planlayan kadınlar iki grupta değerlendirilebilir:
i. Gebelik öncesinde bilinen ve kontrol altında kronik hastalığı olanlar
Gebelik öncesinde kalp hastalığı, böbrek hastalığı, astım, epilepsi (sara) ve benzeri kronik rahatsızlıkları olan kadınların mutlaka yakın control ve iletişim içinde olup hastalıklarının kontrol altında olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebe kalmayı planlıyoruz. Ne yapmalıyım?</p>
<p>Gebelik planlayan kadınların sağlıklı bir yaşam biçimini gebelik öncesinde benimsemelerinde yarar vardır.</p>
<p>Gebelik planlayan kadınlar iki grupta değerlendirilebilir:</p>
<p>i. Gebelik öncesinde bilinen ve kontrol altında kronik hastalığı olanlar</p>
<p>Gebelik öncesinde kalp hastalığı, böbrek hastalığı, astım, epilepsi (sara) ve benzeri kronik rahatsızlıkları olan kadınların mutlaka yakın control ve iletişim içinde olup hastalıklarının kontrol altında olduğu bir dönemde gebe kalmaları önerilir. Sağlıklı kadınlarda ise gebelik öncesinde aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir:</p>
<p>ii. Tümüyle sağlıklı kadınlar.</p>
<p>Sigara içiliyorsa bırakılmalı veya günde 5 tanenin altına düşürülmelidir.</p>
<p>Gebeliğe ideal kiloyla başlamak için aşırı kilosu olan kadınların doktor kontrolünde kilo vermeleri gebelik sırasında ortaya çıkabilecek bazı komplikasyonların (ör. Preeklampsi ve gebelik şekeri) azaltılması yönünden önemlidir.</p>
<p>Gebelik öncesinde Kızamıkcık testi, Hepatit B taraması ve kan sayımı yapılmasında yarar vardır. Kızamıkcık enfeksiyonu ile hiç karşılaşmamış veya daha önce aşılanmamış olan kadınların aşılanması önerilmektedir.</p>
<p>Ailesinde veya kendisinde Akdeniz anemisi, orak hücreli anemi, kistik fibrosis ve benzeri kalıtsal hastalıkları olan veya bu hastalıklar için taşıyıcı olan kadınların eşleri ile beraber değerlendirilmeleri ve genetik danışmanlık almaları gerekir.</p>
<p>Gebe kalmaya karar verdikten sonra ve gebeliğin 12. haftasına kadar alınması tavsiye edilen folik asit, B vitaminleri grubundadır.</p>
<p>Folik asit neden önemli?<br />
Gebelik süresince folik asit alımı, doğan bebeklerde merkezi sinir sistemi anomalilerini önemli ölçüde azaltmaktadır. En çok rastlanan sipina bifida (omurganın açık kalması), ensefalosel (beynin kafatası kemiğinin dışına çıkması) ve anansefali (beynin gelişmesi) gibi hastalıkların görülme olasılığını % 70 azalttığı bilinmektedir. Bunun dışında, diğer vitaminlerin de uygun dozda alınmasıyla kalp ve böbrek hastalıkları kısmen önlenebilmektedir.</p>
<p>Günümüzde çiftler daha bilinçli olduğu için gebelik kararı aldıkları andan itibaren kadın hastalıkları ve doğum hekimine başvururlar. En doğrusu da budur…. Çünkü bebeğin merkezi sinir sistemi, henüz anne adayı gebeliğinin farkında olmadan gelişmeye başlar. Folik asit düzeyi yeterli değilse sinir borusu boyunca doku kaynaşması tam gerçekleşmeyebilir, bu da omuriliğin açıkta kalmasına ve “açık omurga” diye bilinen durumun ortaya çıkmasına neden olur. Ayrıca folik asit düzeyi yetersizliği merkezi sinir sistemi hastalıklarına, bu da bebeklerin doğumdan sonra gelişmeden ölmesine neden olabilir.</p>
<p>Doğal folik asit kaynakları:<br />
Ispanak, semizotu, brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, özellikle turunçgiller gibi kimi meyveler, kuru fasulye, nohut gibi baklagiller, buğday özü, mayalı yiyecekler, yumurta sarısı doğal folik asit kaynaklarıdır.<br />
Folik asit içeren sebzeler yenirken, buharda hafifçe pişirilmeli ya da çiğ yenmelidirler.</p>
<p>Tam tahıllı ekmek de doğal folik asit kaynağı:<br />
Ekmek, pirinç, makarna ve “cereal” denen kahvaltılık tahıllar da folik asitçe zengin ürünler arasındadır. Günümüzde marketlerde bulunan bazı hazır besin maddeleri de folik asit açısından zenginleştirilmiştir. Ancak bunların hiç biri gebelik sırasında yeterli olmayabilir. Bu yüzden kadın doğum uzmanları, gebelere, folik asit preparatı kullanmalarını önerirler.</p>
<p>Bazı gebelere, hekimleri tarafından tavsiye edilen multivitamin preparatlarında da folik asit bulunabilmektedir. Bu durumda, ek folik asit desteği almaya gerek kalmaz.</p>
<p>Folik asit takviyesine ne zaman başlanmalı?<br />
Bebek gelişimi sırasında folik asit takviyesi kullanmak bebeğin normal gelişim şansını artırır. Folik asite en az 0,4 miligramlık tabletler halinde, gebe kalma kararından yaklaşık 3 ay önce başlanmalı ve gebeliğin ilk 12 haftası boyunca sürdürülmelidir. Önceden, folik asit eksikliği nedeniyle merkezi sinir sistemi hasarlı bebek doğumu yapıldıysa, bu durumda hekimin tavsiyesi ile 0.4 miligramın üstüne çıkılabilir.</p>
<p>0.4 mg Folik Asit → Spina Bifida’yı % 40 oranında azaltır.<br />
4 mg Folik Asit → Spina Bifida’yı % 70 oranında azaltır.<br />
(Folik Asit miktarını artırmak için hekime danışmak daha uygundur)</p>
<p>0,8 mg’lık multivitaminler de Spina Bifida’nın azaltılmasında etkilidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kalmayi-planliyoruz-ne-yapalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelik/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 14:42:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/?p=329</guid>
		<description><![CDATA[


 
Gebe kalmayı planlıyoruz.
Ne yapalım?

Gebe kaldım, Nelere dikkat etmeli
ve bundan sonra ne yapmalıyım?



 
Gebelikte Ultrasanografi
Neden? Ne Zaman? Nasıl?

Gebelikte sağlıklı beslenmenin önemi?




Gebelikte kilo alma ve formu koruma?


Dıs Gebelik




]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="text-align: right; height: 637px;" border="0" cellspacing="25" width="544">
<tbody>
<tr>
<td style="text-align: center;"><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/gebe1/"></a><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kalmayi-planliyoruz-ne-yapalim/"><img class="alignnone size-full wp-image-192" title="gebe2" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/gebe2.jpg" alt="gebe2" width="188" height="90" /></a><strong> </strong></p>
<p><strong>Gebe kalmayı planlıyoruz.<br />
Ne yapalım?</strong></td>
<td style="text-align: center;"><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebe-kaldim-nelere-dikkat-etmeliyim/"><img class="alignnone size-full wp-image-193" title="gebe3" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/gebe3.jpg" alt="gebe3" width="191" height="94" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gebe kaldım, Nelere dikkat etmeli<br />
ve bundan sonra ne yapmalıyım?</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td style="text-align: center;" height="202"><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/gebe-3/"></a><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-ultrasanografi-neden-ne-zaman-nasil/"><img class="alignnone size-full wp-image-195" title="gebe4" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/gebe4.jpg" alt="gebe4" width="188" height="90" /></a><strong> </strong></p>
<p><strong>Gebelikte Ultrasanografi<br />
Neden? Ne Zaman? Nasıl?</strong></td>
<td><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/gebe-4/"></a><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-saglikli-beslenmenin-onemi/"><img class="alignnone size-full wp-image-196" title="gebe5" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/gebe5.jpg" alt="gebe5" width="184" height="86" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gebelikte sağlıklı beslenmenin önemi?</strong></p>
</td>
</tr>
<tr>
<td><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/gebe5/"></a><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelikte-kilo-alma-ve-formu-koruma/"><img class="alignnone size-full wp-image-197" title="gebe6" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/gebe64.jpg" alt="gebe6" width="197" height="95" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gebelikte kilo alma ve formu koruma?</strong></p>
</td>
<td><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/dis-gebe/ "></a><a href="http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/dis-gebelik-ektopik-gebelik/"><img class="alignnone size-full wp-image-198" title="disgebee2" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/disgebee2.jpg" alt="disgebee2" width="203" height="95" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Dıs Gebelik</strong></p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/gebelik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezeryan Doğum</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/sezeryan-dogum/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/sezeryan-dogum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 14:39:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[Sezaryan Doğum nedir?
Sezaryanla doğum bebeğin anne karnından uterus açılarak çıkartılmasıdır (Şekil-1). Annenin ve bebeğin sağlığını
tehdit eden her durumda veya vajinal yolla doğumun imkansız olduğu durumlarda sezaryan ile doğum yapılır.
Şekil-1: Sezaryen sırasında uterusa enlemesine ya da boylamasına yapılan insizyon ile bebek
rahim dışına alınır


Sezaryan doğum ameliyatı dünyanın bilinen en eski ameliyatlardandır (Şekil-2). Tıbbın ve teknolojinin de ilerlemesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sezaryan Doğum nedir?</p>
<p>Sezaryanla doğum bebeğin anne karnından uterus açılarak çıkartılmasıdır (Şekil-1). Annenin ve bebeğin sağlığını<br />
tehdit eden her durumda veya vajinal yolla doğumun imkansız olduğu durumlarda sezaryan ile doğum yapılır.</p>
<p>Şekil-1: Sezaryen sırasında uterusa enlemesine ya da boylamasına yapılan insizyon ile bebek<br />
rahim dışına alınır<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-175" title="sezaryen1" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen11.jpg" alt="sezaryen1" width="314" height="250" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-176" title="sezaryen2" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen21.jpg" alt="sezaryen2" width="310" height="250" /></p>
<p>Sezaryan doğum ameliyatı dünyanın bilinen en eski ameliyatlardandır (Şekil-2). Tıbbın ve teknolojinin de ilerlemesi ile sezaryan<br />
ameliyat teknikleri de daha çok gelişmiştir. Ameliyatların mikropsuz koşullarda yapılması, kan verilebilmesi, kuvvetli antibiotiklerin<br />
kullanılmaya başlanması, modern cerrahi ekipmanlar ve anestezi tekniklerindeki ilerleme sayesinde ameliyatın tehlikesi daha aza<br />
indirilmiş, neredeyse normal doğum kadar tehlikesiz olmuştur.</p>
<p>Şekil-2: Tarih sahnesindeki sezaryen figürleri. Asclepius’un annesi Coronis’in rahminden babası Apollo tarafından çıkartılışını<br />
resmenden figür tarihteki ilk sezaryeni temsil eder (sol).<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-177" title="sezaryen3" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen3.gif" alt="sezaryen3" width="275" height="152" /><br />
<img class="alignnone size-full wp-image-178" title="sezaryen4" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen4.jpg" alt="sezaryen4" width="314" height="250" /></p>
<p>Normal koşullarda sezaryan doğum ameliyatı 45 dakika kadar sürer. Bebek ameliyat başladıktan 10 dakika içinde çıkarılır ve daha<br />
sonra kesilen katlar dikilir. Bebeğe ulaşmak için ciltten başlayarak 8 kat tabaka kesilmekte ve daha sonra tekrar dikilmektedir (Şekil-3).</p>
<p>Şekil-3: Cilde yapılan ve katların sonu olan rahim duvarına yapılan sezaryen kesileri</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-179" title="sezaryen5" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen5.jpg" alt="sezaryen5" width="391" height="250" /><br />
<img class="alignnone size-full wp-image-186" title="sezaryen11" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen111.jpg" alt="sezaryen11" width="314" height="250" /></p>
<p>Sezaryen ile doğum kararı antenatal dönemdeki gebelik muayeneleri esnasında doktor ve hasta ile beraber verilebileceği gibi, doğumu induksiyon ile başlatma girişimi başarısız olduğunda veya doğum eylemi başladıktan sonra doğumun birinci ya da ikinci evrede verilebilir.<br />
Sezaryen ile bebeğin çıkartılması kararı en sık doğum eylemi başladıktan sonra doğumun ilerlememesi ve fetal distres geliştiği durumlarda verilmektedir. Tüm annelerin bilmesi gereken en önemli nokta, bebeğin sağlıklı bir şekilde vücudu dış ortama çıkıncaya kadar herhangi bir dönemde anne ve bebeğin her ikisinin sağlıklarının korunması için normal doğumdan vazgeçilerek sezaryen ile doğumun devamına karar verilebilir.<br />
Epidural anestezi ile rahat ve konforlu şekilde doğumdan hızla sezaryen tercihine rahatlıkla geçilebilir. Annenin hiçbir ağrı hissetmeksizin tümüyle doğum aşamalarına katılması oldukça önemlidir (Şekil-4).</p>
<p>Şekil-4: Epidural anestezi sonrası normal doğumdan sezaryen doğumuna geçilmesine karar verildikten sonra yine annenin rahat şekilde sezaryen ile bebeğin dünyaya getirilmesi</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-181" title="sezaryen7" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen7.jpg" alt="sezaryen7" width="151" height="164" /><img class="alignnone size-full wp-image-182" title="sezaryen8" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen8.jpg" alt="sezaryen8" width="290" height="250" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-183" title="sezaryen9" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen9.jpg" alt="sezaryen9" width="319" height="250" /><img class="alignnone size-full wp-image-187" title="sezaryen6" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/sezaryen61.jpg" alt="sezaryen6" width="333" height="250" /></p>
<p>Uzun süre kontrollerinize geldiğiniz doktorunuzla birlikteliğiniz burada son buluyor.<br />
Ağrı çekmeksizin, sorunsuz bir sezaryen ile bir kadının yaşamında tadabileceği en mükemmel duyguyu belki ilk kez belki de bir kere daha tattınız.</p>
<p>Size ve bebeğinize sağlıklı bir yaşam dilerim…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/sezeryan-dogum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Normal Doğum</title>
		<link>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/normal-dogum/</link>
		<comments>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/normal-dogum/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 14:22:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Biz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akdenizkadindogum.com/?p=316</guid>
		<description><![CDATA[Normal Doğum Evreleri
Doğum, ana rahminin ardı ardına gelen istemsiz kasılmaları ile başlayan ve bebeğin anne vücudunun dışına çıkması ile sonuçlanan bir olaydır.
Dokuz ay boyunca sakin duran rahim (uterus) kasının gebelik süresinin sonunda bazı sinyallerden etkilenerek kasılmaya başlamasıyla, yani doğumun başlamasına yol açan faktörleri ile,
doğum başlar. Normal doğum genel anlamda vajinal yolla gerçekleşen doğum demektir. Vajinal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Normal Doğum Evreleri</p>
<p>Doğum, ana rahminin ardı ardına gelen istemsiz kasılmaları ile başlayan ve bebeğin anne vücudunun dışına çıkması ile sonuçlanan bir olaydır.</p>
<p>Dokuz ay boyunca sakin duran rahim (uterus) kasının gebelik süresinin sonunda bazı sinyallerden etkilenerek kasılmaya başlamasıyla, yani doğumun başlamasına yol açan faktörleri ile,</p>
<p>doğum başlar. Normal doğum genel anlamda vajinal yolla gerçekleşen doğum demektir. Vajinal doğumların %96&#8217;sı baş gelişi şeklindedir (Şekil-1),</p>
<p>geri kalan kısmı da genellikle makat gelişi şeklinde gerçekleşir (Şekil-2).</p>
<p>Şekil-1: Normal baş ile doğum gelişi</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-164" title="normaal_1.jpg" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/normaal_13.jpg3.jpg" alt="normaal_1.jpg" width="336" height="250" /></p>
<p>Şekil-2: Normal baş gelişi dışındaki gelişler</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-165" title="normaldogum2" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/normaldogum22.jpg" alt="normaldogum2" width="324" height="250" /></p>
<p>Bebeğimin doğumuna ne kadar var?</p>
<p>Gebeliğinizin başından itibaren düzenli olarak periyodik antenatal (doğum öncesi) kontrollerinize geldiniz. Sizin ve bebeğinizin şimdiye kadar olan gelişiminde her</p>
<p>şey yolunda sağlıklı gitti.</p>
<p>Artık bebeğinizin vücudu, dış ortamda kendi kendine yetebilecek olgunluğa ulaştı.</p>
<p>İlk olarak unutmamanız gereken, doğum belirtileri başlamadığı sürece doktorunuzun sizi çağırdığı tarihlerde doğum öncesi kontrollere devam etmenizdir.</p>
<p>Gebelerin sadece %5&#8242;i 40.</p>
<p>gebelik haftasında doğum yapar. Doğum eyleminin 40. gebelik haftasından iki hafta önce ya da sonra başlaması da normal kabul edilir.</p>
<p>Doğum eylemi başlamadığı sürece genel olarak haftalık</p>
<p>kontroller devam eder ve bu kontrollerde özellikle bebeğin NST ve/veya ultrasonografi ile durumu değerlendirilir.</p>
<p>Doğum Aşamaları</p>
<p>Doğum en başta belli belirsiz kasılmalar ile başlar. Adale kasılmaları yukarıdan aşağıya doğru ritmik dalgalanmalar şeklinde oluşur ve bebeğ</p>
<p>i rahim ağzına doğru yavaş yavaş iterler.</p>
<p>Bahsedilen hazırlayıcı kasılmalar bazen o kadar şiddetli olabilir ki doğum eylemiyle karıştırılabilir. Özellikle ilk doğumunu yapacak anne adayları gerçek</p>
<p>doğum sancısının nasıl bir şey olduğunu bilmediklerinden bu hazırlık kasılmaları esnasında paniğe kapılabilir ve doğumun başladığını düşünebilirler.</p>
<p>Peki gerçek doğum sancılarının başladığını nasıl anlayacaksınız?</p>
<p>Gerçek doğum sancılarında en önemli özellik sancıların düzenli aralıklarla oluşmasıdır. Önceleri daha az sıklıkla ancak yine de düzenli aralıklarla gelen doğum</p>
<p>sancıları belli bir aşamadan sonra tipik olarak 10 dakikada üç kez ortaya çıkar ve her bir kasılma yaklaşık 50-60 saniye kadar devam eder.</p>
<p>Gerçek sancılar istirahat etmekle geçmez. Şiddeti de zaman içinde giderek artar. Kasılmaları karnınıza ellediğinizde rahatlıkla hissedebilirsiniz.</p>
<p>Eğer kasılmalarınız belli bir düzene girmişse ve istirahatle geçmiyorsa hastaneye gitme zamanıdır.</p>
<p>Doktorunuzla görüştünüz ve Hastaneye gittiniz</p>
<p>Hastane için nasıl bir çanta hazırlamanız lazım?</p>
<p>Doğum için hastaneye giderken valizimde neler olmalı? Bu soru her anne adayının kafasında dolanıp duran bir sorudur.</p>
<p>Doğumdan önce, doğum yapacağınız hastanenin ne gibi imkanlar sunduğunu öğrenmeniz oldukça faydalı olacaktır. Kimi hastanelerde anne ve bebek için</p>
<p>gerekli bazı eşyalar sağlanmaktadır.</p>
<p>Böyle bir imkan olup olmadığını bilirseniz, yanınızda gereksiz bazı eşyalar taşımış olmazsınız</p>
<p>Mutlaka elinizin altında olması gerekenler:</p>
<p>Bunlar 2-3 takım gecelik veya pijama (bebeğinizi emzireceğinizden önden düğmeli olanları tercih edilmelidir), sabahlık, çorap, terlik, bol miktarda iç</p>
<p>çamaşırı, kişisel temizlik ürünleri</p>
<p>(diş fırçası, diş macunu, sabun, havlu, tarak, deodorant, kolonya, vs.), küçük el aynası, emzirme sutyeni, meme uçlarını koruma kompresleri, meme</p>
<p>ucunuza sürmek için koruyucu krem, meme</p>
<p>ucunuzu temizlemek için kullanacağınız mendiller, kirli çamaşır torbası.</p>
<p>Hastaneden çıkarken giyeceğiniz kıyafeti doğumdan önce hazırlayıp, yerini eşinize göstermenizde çok büyük fayda var. Tabii ki önceden hazırladığınız</p>
<p>valizinize de koyabilirsiniz.</p>
<p>Yalnız hazırlayacağınız kıyafetin bedeninin, doğum öncesi kıyafetlerinizden en az bir beden daha geniş olmasına dikkat edin veya bol elbiseleri tercih edin.</p>
<p>Ya da hamileyken giydiğiniz hamile kıyafetlerinizden bir takım koyabilirsiniz.</p>
<p>Doğumun Evreleri:</p>
<p>Bebeğin içerisinde bulunduğu su kesesi (amniyon kesesi) doğumun herhangi bir aşamasında kendiliğinden yırtılabilir ya da hekim tarafından doğumu</p>
<p>hızlandırmak için tıbbi müdahale ile açılır.</p>
<p>Sıvı kesesi doğum ağrıları başlamadan daha önce açılırsa doğumu başlatma sinyaline neden olabilir. Doğumun başladığının bir başka göstergesi de rahim</p>
<p>ağzındaki tıkacın vajinadan atılmasıdır.</p>
<p>Gerek kesenin açılarak sıvının gelmesi, gerekse de rahim ağzı tıkacının atılması doğumun başladığının göstergesidirler.</p>
<p>Doğum olayını iç içe geçmiş 3 aşamada incelemek mümkündür:</p>
<p>Doğumun birinci evresi:</p>
<p>Düzenli rahim kasılmalarının oluşmaya başladığı dönemdir. Bu kasılmalar başta 10-15 dakikada bir oluşurken gitgide sıklaşır ve ağrıların şiddeti de artmaya başlar.</p>
<p>Kasılmalar her 2-3 dakikada bir olmaya ve ortalama 50-60 saniye kadar sürmeye başladığı zaman rahim ağzı da açılmaya ve bebek de doğum kanalında ilerlemeye başlamıştır.</p>
<p>Birinci evre ilk doğumda ortalama 12-14 saat sürer, sonraki doğumlarda ise bu süre kısalır. Gebeler için en ağrılı ve zor olabilecek dönem bu dönemdir, ancak rahim ağzı 2-3</p>
<p>cm kadar açıldığında uygulanacak olan epidural anestezi (belden uyuşturma) yani ağrısız doğum ile bu dönem çok konforlu bir biçimde geçirilebilir (Şekil-3).</p>
<p>Şekil-3: Ağrısız doğum arzu eden hastalarımıza uyguladığımız epidural anestezinin şematik görüntüsü. Anne adayı rahatlıkla bacaklarını oynatabilirken,</p>
<p>hiçbir ağrı hissetmez.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-166" title="norml_dogum_3" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/norml_dogum_33.jpg" alt="norml_dogum_3" width="336" height="250" /></p>
<p>Doğumun ikinci evresi:</p>
<p>Bebeğin rahim içersinden dünyaya çıkışıdır yani gerçek doğumdur. Bunun için rahim ağzının tam olarak (yaklaşık 10 cm) açılması gereklidir. Süresi daha önce doğurmuş</p>
<p>kadınlarda birkaç dakika olabileceği gibi birkaç saate kadar uzayabilir. Eğer birinci evrede su kesesi açilmamışsa bu dönemde açılır.</p>
<p>Bu evrede ıkınma tekniği:</p>
<p>Ağrının en güçlü olduğu sırada anne adayı derin bir nefes alarak bu havayı dışarı vermeden ağzını kapatarak kuvvetle ıkınır. Ikınırken, çeneyi göğse dayayarak tüm gücüyle</p>
<p>makatına doğru ıkınarak bebeği iter. Ikınma ağrı boyunca devam etmeli, ağrı geçince ıkınmamalı ve gevşemeli ve bir dahaki ağrıya kadar enerji toplamalıdır.</p>
<p>Bebeğin başı doğarken gebeye ıkınmaması söylenir, ancak ıkınma hissi devam etmektedir. Ikınmayı önlemek için ağız açılarak kuvvetli bir şekilde kısa nefesler alıp verilir</p>
<p>. Bu arada doktor bebeğin başının kontrollü bir şekilde anneden çıkmasını ve gereksiz yırtıklar oluşmamasını sağlar.</p>
<p>Bebeğin başı doğduğunda rahat nefes alabilmesi için hekim ya da hemşire bebeğin ağzını ve burnunu siler. Bebek başı doğduğunda genellikle yüzü yere doğrudur.</p>
<p>Omuzların doğabilmesi için başını annenin sağ ya da sol bacağına doğru çevirir (Şekil-1).</p>
<p>Bu dönüşten sonra doktor bebeğin başından tutup hafifçe çekerek bir omzunu, sonra diğer omzunu çıkarır ve vücudunun tamamen doğmasını sağlar.</p>
<p>Doğumların yaklaşık % 95&#8242;inde bebek başla gelir (Şekil-4), kalanların büyük kısmında ise makat gelişi vardır.</p>
<p>Şekil-4: Normalde bebeklerin anne karnındaki durumu başla geliş şeklindedir.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-167" title="normaldogum4" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/normaldogum43.gif" alt="normaldogum4" width="179" height="250" /> <img class="alignnone size-full wp-image-168" title="normaldogum5" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/normaldogum55.jpg" alt="normaldogum5" width="219" height="223" /></p>
<p>Günümüzde ilk doğum makat ise bebeğin normal doğumla doğmasına izin verilmemektedir. Çünkü bebeğin vücudunda en iri ve sert olan kısmın yani başın rahat doğacağının garantisi olmadığından, bunun çocuğun vücudu çıktıktan sonra farkedilmesi yani başın takılması çocuğun zarar görmesine yol açabilir ve bir trajedi yaşanabilir. Dolayısıyla makat doğumlarda özellikle ilk doğumsa mutlaka sezeryan yapılmalıdır (Şekil-5). Daha önce doğum yapmış kadınlarda da makat gelişte baş takılma ihtimali az da olsa olabileceğinden makat gelişlerin pek çoğunda yine sezeryan tercih edilmektedir.</p>
<p>Bebek doğduğunda halen göbek kordonu ile anneye bağlı durumdadır. Doğumdan hemen sonra kordon hem anne, hem de bebek tarafından bağlanır ve ortadan kesilir. Bebek artık bağımsız birey olarak dünyadaki yerini alır..</p>
<p>Doğumun üçüncü evresi:</p>
<p>Genellikle bebeğin çıkışından hemen sonra başlar ve yaklaşık 10-30 dakika kadar sürer. Çocuğu ana rahminde besleyen organ olan plasentanın ve bebeğin içinde bulunduğu zarların çıkması ile tamamlanır. Plasenta çıktıktan sonra tam olup olmadığı kontrol edilir. Bu dönemdeki kasılmalar aynı zamanda plasentanın rahim duvarından ayrılması ile açılan kan damarlarının kapanmasına ve annenin daha fazla kan kaybetmesine de engel olur. Genellikle sorunsuz ve ağrısız olarak tamamlanan bir dönemdir.</p>
<p>Bu evrenin tamamlanmasıyla rahim ağzında ve dış kısımda yırtık olup olmadığı, kanama olup olmadığı kontrol edilir. Son olarak da hekim eğer, bebeğin çıkışını kolaylaştırmak ve düzensiz yırtıkları önlemek için epizyotomi denen kesiyi gerçekleştirdiyse bunu dikerek tamir eder ve anneyi dinlenmek üzere yatağına alır. Genellikle ilk doğumların tamamına yakınında epizyotomi açılır ve dikilir.</p>
<p>Suni Sancı (İndüksiyon)</p>
<p>Rahim kasılmalarının yani doğum sancılarının dışarıdan bir etki ile başlatılması ya da desteklenmesine doğum indüksiyonu adı verilir. Her türlü indüksiyon mutlaka ve mutlaka hastane şartlarında uygulanmalıdır.</p>
<p>Bebeğin biran önce doğurtulması ve gebeliğin sonlandırılmasının anne ya da bebek hayatı için kaçınılmaz olduğu durumlarda yapılan indüksiyon &#8220;gerekli-endike- indüksiyon&#8221;, tıbbi bir gereklilik olmayan durumlarda yapılması ise elektif indüksiyon olarak adlandırılır. Bir başka deyişle elektif indüksiyon, miadında ya da miadını birkaç gün geçmiş hamile bir kadında uygulanan doğum eylemini başlatma girişimidir.</p>
<p>En sık kullanılan ve doğal olan indüksiyon bebeğin amniyon kesesinin açılmasıdır. Bu sayede hem vücutta salgılanan bazı maddelerin hem de bebeğin başının direk etkisi ile sancılar eğer yoksa başlayabilir ya da etkisiz olan sancılar güçlenebilir. Amniyotomi adı verilen bu yöntem vajinal doğum esnasında çok sık başvurulan bir yöntemdir. Ancak zarların açılmasından sonra 24 saat içinde eylem başlamaz ise infeksiyon riski ortaya çıkar. Yöntem normal vajinal muayeneden daha ağrılı değildir.</p>
<p>İkinci sıklıkta uygulanan yöntem ise damar yolu ile sentetik oksitosin verilmesidir. Halk arasında yaygın olarak suni sancı adı verilen işlemdir.Uygulamaya çok düşük dozlarda başlanır ve istenilen şiddet ve sıklıkta kontraksiyonlara ulaşıncaya kadar doz tedrici olarak arttırılır. Hastanın ve bebeğin çok yakın monitörize edilmesi gerekir. İki kontraksiyon arasında rahmin gevşememesi hem anne hem de bebek açısından oldukça tehlikeli bir durumdur.</p>
<p>Diğer indüksiyon yöntemleri ise prostoglandin adı verilen maddelerin vücuttaki dengesi temeline dayanır.</p>
<p>Ağızdan alınan ilaçlar ya da vajinal yolla uygulanan bazı maddeler kullanılır.</p>
<p>Uygulandığı durumlar</p>
<p>İndüksiyon normal miadında doğumun dışında gebeliğin herhangi bir döneminde fetusta anomali saptanması ya da herhangi başka bir nedenle gebeliğin sonlandırılmasına karar verilen durumlarda da uygulanır. İndüksiyon uygulanmasını gerektiren durumlar:</p>
<p>• Beklenen doğum tarihinden 1-2 hafta geçmesine rağmen doğumun başlamaması</p>
<p>• Preeklampsi varlığı: Preeklampsi ve özellikle de ağır preeklampsi, tümüyle gebelikte gelişen bir hastalıktır ve en kesin tedavi şekli doğumdur.</p>
<p>Preeklampsi tanısı konduğunda ağrılar henüz kendi kendine başlamamış durumdaysa ve sezaryan gerektiren bir durum yoksa indüksiyon işlemine başlanarak doğum gerçekleştirilmeye çalışılır.</p>
<p>• Amniyon zarının enfeksiyonu</p>
<p>• Zarların açılmasına rağmen 24 saat içinde eylemin başlamaması</p>
<p>• Anne adayında diabet olması</p>
<p>• Bebeğin hafif derecede sıkıntıda olması</p>
<p>• Bebeğin anne karnında öldüğü durumlar</p>
<p>Uygulama nedeni ve şekli ne olursa olsun indüksiyona karar vermeden önce son derece dikkatli bir değerlendirme yapılmalıdır. Bebek ile annenin kemik çatısı arasında uygunsuzluk bulunmamalıdır. Bebekte pozisyon anomalisi olmamalıdır. Rahim ağzında doğuma hazırlık değişiklikleri meydana gelmiş olmalıdır. İndüksiyona rağmen eylem ilerlemiyor ise ya da bebekte stres belirtileri ortaya çıkıyor ise indüksiyona son verip sezaryene geçilmelidir.</p>
<p>İndüksiyonun riskleri nelerdir?</p>
<p>Başarısız indüksiyon:</p>
<p>İndüksiyon uygulamalarının hepsi kendilerine özgü riskler taşırlar. Bu riskler arasında en sık görülen ve hepsinde ortak olan işlemin başarısız olması yani doğum sancılarının başlatılamaması ya da başlamış sancıların etkili olacak sıklık ve şiddette olmamasıdır. Böyle bir durumda en uygun alternatif doğumun sezaryen ile gerçekleştirilmesidir.</p>
<p>Aşırı uyarılma:</p>
<p>Oksitosin ve prostaglandin uygulamalarındaki en önemli risklerden birisi uterus kaslarının verilen ilaça aşırı cevap vermesidir. Böyle bir durumda rahim aşırı miktarda kasılır. Kasılmalar arasında gevşeme dönemleri olmaz. Bu tablo tetanik kasılmalar olarak adlandırılır. Kasılmalar sırasında bebeğe giden oksijen miktarı azaldığından bebek bir süre sonra bu azalmayı tolere edemez ve sıkıntıya girer. Durum fark edilmediği taktirde uterusta yırtılma meydana gelebilir.</p>
<p>Fetal distress:</p>
<p>Oksitosin ile elde edilen rahim kasılmaları doğal kasılmalara kıyasla çok daha güçlü ve düzenli kasılmalardır. Bu şiddetli kasılmalar özellikle plasental fonksiyonlarda bozulma başlamış bebeklerde sıkıntıya ya da başka bir deyişle distrese neden olabilir. Fetal distresin en önemli belirtileri bebeğin kakasını yapması yani amniyon sıvısında mekonyum saptanması ile bebek kalp atım hızındaki yavaşlamadır.</p>
<p>Mekonyum saptandığında çok yakın ve dikkatli takip gerekir. Fetal distresin diğer belirtisi ise bebeğin kalp atım hızındaki yavaşlamadır. Bu yavaşlama özellikle kasılmalar sırasında belirgindir. Deselerasyon adı verilen bu durum saptandığında yine çok yakın ve dikktli bir takip gereklidir. İlk aşamada ilaç dozu azaltılır ya da tamamen kesilir. Deselerasyonların devam etmesi durumunda ise sezaryen uygulanmalıdır.</p>
<p>İnfeksiyon:</p>
<p>Amniyotomi sonrası nadiren görülür.</p>
<p>Kordon sarkması:</p>
<p>Bebeğin kafasının yukarda olduğu durumlarda amniyotomi yapıldığında göbek kordonu sarkabilir (Şekil-5) ve bebeğin hayatını tehdit edebilir.</p>
<p>Böyle bir durumda çok acil sezaryen yapılır.</p>
<p>Şekil-5: Rahim ağzından göbek kordonunun sarkması durumu</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-169" title="normaldogum6" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/normaldogum62.jpg" alt="normaldogum6" width="334" height="250" /></p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-170" title="normaldogum7" src="http://www.akdenizkadindogum.com/uploads/normaldogum71.jpg" alt="normaldogum7" width="327" height="250" /></p>
<p>Su zehirlenmesi:</p>
<p>Oksitosin aynı zamanda bir antidiüretiktir. Yani idrar miktarını azaltarak vücutta su tutulumunu arttırır. İndüksiyon sırasında doz arttırıldıkça idrar çıkışı da belirgin derecede azalmaktadır. Uzun süreli oksitosin verilmesini takiben anne hayatını tehdit edebilecek olan su zehirlenemesi adı verilen tablo ortaya çıkabilir.</p>
<p>Doğum sonrası kanama:</p>
<p>Uzun süreli indüksiyonlardan sonra nadir görülen bir komplikasyondur. Doğum sonrası rahim kasları etkili şekilde kasılamaz ve atoni adı verilen durum ortaya çıkabilir.</p>
<p>Artmış sezaryen hızı:</p>
<p>Doğum kasılmaları herhangi bir yöntemle başlatılmış anne adaylarında sezaryene gerek duyulma şansı doğum kasılmaları kendiliğinden başlayanlarla kıyaslandığında 2 kat fazladır.</p>
<p>Yendioğan sarılığı:</p>
<p>Oksitosin ile uzun süre indüksiyon uygulanan annelerden doğan bebeklerde yenidoğan sarılığına daha fazla rastlanmaktadır.</p>
<p>Tüm tıbbi ve cerrahi girişimlerde olduğu gibi doğumun yapay yollardan başlatılması da son derece ciddi bir uygulamadır. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın eylem mutlaka çok yakından ve dikkatle takip edilmelidir.</p>
<p>Size ve bebeğinize sorunsuz bir gebelik dönemi ve doğum geçirmenizi dilerim.</p>
<p>Sağlıklı günler….</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akdenizkadindogum.com/2009/12/23/normal-dogum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
